1. Firmanızı ve sektörde sunduğunuz ürün ve çözümleri kısaca tanıtır mısınız?
RC Karting, 2024 yılında İstanbul’da açılan ilk şubesiyle Türkiye’de doğan ve dünyada ilk kez bu bütünlükte hayata geçirilen; fiziksel araçları, uzaktan kontrol teknolojilerini, yarış kokpitini ve dijital altyapıyı tek bir deneyimde buluşturan yeni nesil bir yarış konseptidir.
Katılımcılar klasik bir uzaktan kumanda kullanmak yerine, direksiyon ve pedallardan oluşan bir yarış kokpitine oturuyor. Pistte bulunan fiziksel aracın üzerindeki kameradan gelen canlı görüntüyü takip ederek aracı kendi görüş açısından kontrol ediyor, diğer sürücülerle gerçek zamanlı olarak yarışıyor ve yarış sonunda tur süreleri ile performans sonuçlarını dijital olarak takip edebiliyor. İstanbul’daki merkezimizde bulunan 105 metrelik pistte aynı anda 5 sürücü yarışabiliyor.
RC Karting’in en önemli özelliklerinden biri, simülasyon ile gerçek motor sporları arasında yeni bir alan oluşturması. Kullanıcı bir simülasyonda olduğu gibi kontrollü ve güvenli bir ortamda direksiyon başına geçiyor; ancak verdiği komutların karşılığını sanal bir araçtan değil, gerçek bir pist üzerinde hareket eden fiziksel bir araçtan alıyor. Pist, araçlar, rakipler, temaslar ve yarışın sonucu gerçek dünyada gerçekleşiyor. Böylece dijital dünyanın sağladığı kontrol, veri ve tekrar edilebilirlik imkanları; fiziksel yarışın gerçeklik, rekabet ve heyecan duygusuyla birleşiyor.
Biz RC Karting’i yalnızca araç, pist ve kokpitten oluşan bir eğlence sistemi olarak görmüyoruz. Mobil uygulamadan rezervasyona, merkezi yarış yönetiminden skor ve performans takibine, turnuvalardan etkinliklere, sosyal medya etkileşimlerinden topluluk yapısına kadar kullanıcı yolculuğunun tamamını tek bir ekosistem olarak tasarlıyoruz. Kullanıcıların yarış öncesinde rezervasyon yapabildiği, yarış sonrasında sonuçlarını takip edebildiği ve zaman içinde performansını karşılaştırabildiği dijital bir devamlılık oluşturmaya çalışıyoruz.
Amacımız bir kişinin gelip yalnızca on dakika araç kullanıp ayrıldığı bir aktivite oluşturmak değil. Kullanıcının tur zamanını geliştirmek istediği, arkadaşlarıyla yeniden yarıştığı, farklı sürüş stillerini deneyebildiği, turnuvalara katıldığı, yarış dışında güzel vakit geçirdiği ve zaman içinde kendisini bir yarış topluluğunun parçası olarak gördüğü sürdürülebilir bir deneyim oluşturmak istiyoruz. Bu nedenle yarış deneyiminin yanında topluluk, rekabet ve tekrar ziyaret davranışı da iş modelimizin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Teknolojik tarafta temel hedefimiz, uzaktan kontrol edilen fiziksel bir aracı kullanma deneyimini gerçek araç kullanımına mümkün olan en yüksek düzeyde yaklaştırmak. Uzun vadede kullanıcıların yalnızca daha hızlı değil, daha teknik ve ölçülebilir şekilde yarışabildiği bir altyapı oluşturmak istiyoruz.
Bunun yanında RC Karting’in önemli bir yönü de motor sporlarını daha erişilebilir hale getirmesi. Gerçek bir yarış aracına sahip olmanın, pist günlerine katılmanın veya profesyonel seviyede motorsporları deneyimi yaşamanın maliyet ve erişim açısından yüksek eşikleri bulunuyor. RC Karting ise fiziksel yarışı uzaktan kontrol ile daha güvenli, şubeleri ile daha ulaşılabilir ve sürüş kolaylığı sayesinde daha erişilebilir ve daha geniş bir kullanıcı kitlesine açık bir formatta sunmayı amaçlıyor.
RC Karting’i en basit haliyle, bir yarış oyununun ekrandan çıkıp gerçek dünyaya taşınması gibi düşünebiliriz. Dijital dünyanın kontrol, veri ve kullanıcı deneyimi imkanlarını; fiziksel dünyadaki gerçek araç, pist ve rekabet duygusuyla bir araya getiriyoruz. Bu nedenle kendimizi yalnızca eğlence sektöründe değil, fiziksel ve dijital deneyimin birleştiği “phygital experience” alanında da konumlandırıyoruz.
2. ATRAX Fuarına ilk kez katılma kararınızda hangi faktörler etkili oldu? Önceki yıllarda fuarımızı ziyaret etme fırsatınız oldu mu?
ATRAX’ı daha önce ziyaret etme fırsatım olmuştu. Bu yıl ise RC Karting olarak ziyaretçi olmanın ötesine geçip konseptimizi doğrudan sektör profesyonellerine, yatırımcılara ve potansiyel iş ortaklarına anlatmak istedik.
Bunun zamanlaması bizim için özellikle önemli. RC Karting’in ilk döneminde önceliğimiz konsepti anlatmak veya hızlı şekilde yaygınlaşmak değil; önce sistemi gerçek kullanıcılarla sahada çalıştırmak, teknolojiyi ve işletmemizi geliştirmek, operasyonel ihtiyaçları görmek ve kullanıcıların bu yeni yarış biçimine nasıl tepki verdiğini anlamaktı. Çünkü teknoloji ile fiziksel deneyimi bir araya getiren bir konseptte yalnızca iyi bir fikir veya çalışan bir prototip yeterli olmuyor. Sistemin yoğun günlük kullanım altında çalışması, farklı kullanıcı profilleri tarafından kolayca anlaşılması, yarışların düzenli şekilde yönetilebilmesi ve müşteri memnuniyeti ve sadakatinin sağlanması gerekiyor.
İstanbul’daki ilk merkezimiz bize bu konuda çok değerli bir saha tecrübesi kazandırdı. Kullanıcıların hangi bölümlere daha hızlı adapte olduğunu, hangi teknolojik detayların deneyimi doğrudan etkilediğini, operasyonun nerelerde standardizasyona ihtiyaç duyduğunu ve tekrar ziyaret davranışını hangi unsurların güçlendirdiğini gerçek kullanım üzerinden gözlemleme fırsatımız oldu. Bu süreç, RC Karting’i yalnızca fikir aşamasında kalan bir girişim olmaktan çıkarıp sahada çalışan ve geliştirilebilir bir modele dönüştürdü.
Bugün geldiğimiz noktada ise odağımız giderek ölçeklenmeye kayıyor. RC Karting’in farklı lokasyonlara nasıl uygulanabileceği, farklı büyüklükteki alanlarda nasıl konumlandırılabileceği, hangi operasyon standartlarının korunması gerektiği ve yeni şubelerin hangi iş modelleriyle oluşturulabileceği üzerine çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni şubeler, franchise modelleri, yatırım ortaklıkları, sponsorluklar ve stratejik iş birlikleri büyüme planımızın önemli parçalarını oluşturuyor.
Bu nedenle ATRAX’ın bizim için doğru zamanda gerçekleştiğini düşünüyoruz. Fuar; AVM yatırımcılarından eğlence merkezi işletmecilerine, etkinlik firmalarından sponsorlara kadar RC Karting’in büyüme yolculuğunda temas etmek istediğimiz geniş bir profesyonel ağı bir araya getiriyor. Burada yalnızca potansiyel yatırımcılarla değil, lokasyon sahipleri, çözüm ortakları, marka temsilcileri ve eğlence sektöründe yeni konsept arayan işletmecilerle de temas kurmak istiyoruz.
RC Karting’in yalnızca İstanbul’daki mevcut pistimize özgü bir işletme olmadığını düşünüyoruz. Konsept; pist büyüklüğü, araç ve kokpit sayısı gibi unsurların ihtiyaca göre ölçeklenebildiği, AVM’lerden eğlence merkezlerine ve farklı deneyim alanlarına kadar çeşitli lokasyonlara uyarlanabilecek bir yapıya sahip. Bu da ATRAX gibi farklı sektörlerden karar vericilerin bir araya geldiği bir fuarı bizim için daha değerli hale getiriyor.
ATRAX’a bu nedenle yalnızca markamızı tanıtacağımız bir fuar olarak bakmıyoruz. Aynı zamanda sektörün ihtiyaçlarını dinlemek, farklı işletmelerin beklentilerini anlamak, yeni kullanım alanları keşfetmek ve konseptimizi potansiyel iş ortaklarıyla birlikte değerlendirmek için önemli bir platform olarak görüyoruz.
Ayrıca fuarın uluslararası ziyaretçi profili de bizim için önemli. Türkiye’deki yapılanmamızı güçlendirirken uzun vadede Avrupa ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere farklı pazarlara açılmayı hedefliyoruz. Bu açıdan ATRAX, hem yerel büyüme hem de uluslararası temaslar açısından iki yönlü bir fırsat sunuyor.
Kısacası, önce sahada doğrulanmış ve geliştirilmiş bir model oluşturduk; şimdi bu modeli doğru ortaklarla büyütme aşamasına geçiyoruz. ATRAX’ı da RC Karting’in yeni lokasyonlara, yeni iş modellerine ve ilerleyen dönemde farklı ülkelere açılmasının temellerinin atılabileceği önemli bir başlangıç çizgisi olarak görüyoruz.
3. Standınızda hangi ürün ve çözümlerinizle yer alacaksınız? Bu ürünlerin öne çıkan özellikleri ve kullanım alanları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Standımızda ziyaretçilerimize öncelikle RC Karting’in nasıl çalıştığını ve arkasındaki bütünsel sistemi anlatmayı hedefliyoruz. Bunu yalnızca görsel veya sunum üzerinden değil, oluşturacağımız deneyim alanıyla sistemin temel çalışma mantığını mümkün olduğunca doğrudan aktararak yapmak istiyoruz.
RC Karting’de araç, yarış kokpiti, direksiyon ve pedal sistemi, canlı görüntü aktarımı, uzaktan kontrol teknolojisi, merkezi yarış yönetimi, performans takibi ve dijital altyapı birbirinden bağımsız ürünler değil; aynı yarış deneyiminin parçaları olarak birlikte çalışıyor. Sürücü kokpite oturduğunda direksiyon ve pedal üzerinden verdiği komutlar pistte bulunan fiziksel araca aktarılıyor. Araç üzerindeki kameradan alınan canlı görüntü sürücüye iletiliyor ve kullanıcı aracı kendi görüş açısından kontrol ediyor. Aynı anda diğer yarışmacılar da kendi araçlarını kullandığı için ortaya bilgisayar ortamında oluşturulmuş bir yarış değil, gerçek bir pist üzerinde gerçekleşen fiziksel bir rekabet çıkıyor.
Bizi klasik RC araç kullanımından ve yarış simülatörlerinden ayıran temel nokta da burada. Biz yalnızca uzaktan kontrollü bir araç sunmuyoruz; aynı şekilde yalnızca bir kokpit veya simülasyon sistemi de geliştirmiyoruz. Fiziksel araçların gerçek bir pist üzerinde yarıştığı, sürücünün aracı direksiyon ve pedallarla kontrol ettiği, performansın dijital olarak ölçüldüğü ve tüm yarış operasyonunun merkezi olarak yönetilebildiği uçtan uca bir sistem ve yeni bir topluluk geliştiriyoruz.
Dijital altyapı bu deneyimin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Mobil uygulamamız üzerinden rezervasyon süreçlerini yönetebiliyor, kullanıcıların yarışla olan ilişkisini yalnızca pistte geçirdikleri süreyle sınırlı bırakmamaya çalışıyoruz. Skor sistemleri, yarış sonuçları, turnuvalar, etkinlikler ve sosyal medya içerikleri sayesinde fiziksel deneyimi dijital dünyada devam ettiren bir yapı kuruyoruz. Böylece RC Karting yalnızca pistte başlayan ve biten bir aktivite değil; kullanıcının yarış öncesi, yarış sırası ve yarış sonrasını kapsayan bütünsel bir deneyime dönüşüyor.
Merkezi yarış yönetimi de işletme tarafında önemli bir çözüm sunuyor. Yarışların başlatılması ve bitirilmesi, araçların ve sürücülerin yönetilmesi, yarış akışının kontrol edilmesi ve performans verilerinin takip edilmesi tek bir operasyon yapısı içinde ele alınıyor. Bu da özellikle birden fazla araç ve sürücünün aynı anda yarıştığı sistemlerde operasyonel standardizasyon açısından önemli avantaj sağlıyor.
Uzun vadede sürüş performansının daha ayrıntılı analizine, gelişmiş kontrol ve görüntü teknolojilerinden daha gerçekçi kokpit sistemlerine kadar bu altyapıyı sürekli geliştirmeyi hedefliyoruz. Bizim açımızdan mevcut sistem nihai nokta değil; gerçek araç kullanımına giderek daha fazla yaklaşan teknolojik bir gelişim platformu.
Konseptin işletmeler açısından önemli özelliklerinden biri de ölçeklenebilirliği. RC Karting yalnızca büyük ve bağımsız bir tesiste uygulanmak zorunda değil. AVM’ler, eğlence merkezleri, kafeteryalar, etkinlik alanları ve yeni nesil deneyim merkezleri başta olmak üzere farklı büyüklükteki lokasyonlara uygun modeller oluşturulabilir. Pist ölçüsü, araç sayısı, kokpit sayısı ve operasyon kapasitesi lokasyonun ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilir.
Aynı altyapı turnuvalardan kurumsal etkinliklere, özel organizasyonlardan marka iş birliklerine kadar farklı kullanım senaryolarına da imkan veriyor. Bu yönüyle sistem yalnızca bireysel kullanıcıya değil, işletmelere ve markalara da farklı deneyim ve iletişim modelleri sunabiliyor.
Standımızda bu nedenle yalnızca bir ürün göstermek yerine RC Karting’in nasıl bir ekosistem olduğunu anlatmak istiyoruz. Teknolojiyi, fiziksel hareketi, rekabeti, performans takibini ve yarış kültürünü tek sistemde birleştirerek insanların yalnızca bir kez deneyip ayrıldığı değil; daha iyi bir tur zamanı yapmak, arkadaşlarıyla yeniden yarışmak ve kendisini geliştirmek için tekrar gelmek istediği sürdürülebilir bir yarış deneyimi oluşturuyoruz.
4. ATRAX’tan beklentileriniz neler? Fuar kapsamında hangi sektör profesyonelleriyle ve hangi pazarlarda yeni iş birlikleri kurmayı hedefliyorsunuz?
ATRAX’taki öncelikli beklentimiz, RC Karting’i önümüzdeki şubeleşme ve ölçeklenme döneminde birlikte büyüyebileceğimiz yatırımcılar, işletmeciler, markalar ve stratejik iş ortaklarıyla buluşturmak.
Özellikle AVM ve eğlence merkezi yatırımcıları, aile eğlence merkezleri, etkinlik ve organizasyon şirketleri, yeni nesil deneyim alanlarına yatırım yapan gruplar ve kendi lokasyonlarına farklı bir eğlence veya yarış konsepti kazandırmak isteyen işletmecilerle görüşmek istiyoruz. Aynı zamanda gayrimenkul geliştiricileri, turizm ve konaklama alanında deneyim yatırımları yapan şirketler ile mevcut lokasyonlarına güçlü bir ziyaret nedeni eklemek isteyen işletmeler de bizim için potansiyel iş ortakları arasında.
RC Karting’in avantajlarından biri, farklı ticari alanlara uyarlanabilecek bir yapıya sahip olması. Büyük ve bağımsız bir merkez şeklinde kurulabileceği gibi uygun koşullar sağlandığında daha kompakt alanlarda veya mevcut bir eğlence işletmesinin parçası olarak da konumlandırılabilir. Bu nedenle ATRAX’ta yalnızca doğrudan yatırımcılarla değil, konsepti kendi mevcut işletme yapısına entegre edebilecek profesyonellerle de tanışmak bizim için önemli.
Diğer önemli başlığımız sponsorluk ve marka iş birlikleri. RC Karting’in merkezinde rekabet, teknoloji ve motor sporları bulunduğu için yarış mecrasında görünür olmak isteyen markalara klasik reklam alanlarının ötesinde deneyimin içine dahil olabilecekleri farklı fırsatlar sunabileceğimizi düşünüyoruz. Otomotiv, teknoloji, enerji, spor, perakende ve motor sporlarıyla ilişkili farklı sektörlerden markalarla uzun vadeli iş birlikleri geliştirmek istiyoruz.
Türkiye bizim için çok önemli ve doğru bir başlangıç. Öncelikle burada güçlü, standartlaştırılmış ve farklı lokasyonlarda aynı kaliteyle uygulanabilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Şubeleşirken yalnızca yeni pistler açmak değil; teknoloji, operasyon, güvenlik, yarış kalitesi ve kullanıcı deneyimi açısından RC Karting standardını her noktada korumayı hedefliyoruz.
Uluslararası büyüme tarafında ise özellikle Avrupa ve Körfez ülkelerini öncelikli bölgeler arasında değerlendiriyoruz. Avrupa’da motor sporları kültürünün güçlü olması ve yeni eğlence konseptlerine olan ilgi; Körfez ülkelerinde ise deneyim ekonomisi, turizm ve yeni nesil eğlence yatırımlarının hızlı gelişmesi RC Karting açısından önemli fırsatlar oluşturuyor. Uzun vadede farklı ülkelerdeki yerel ortakların pazar bilgisi ile bizim teknoloji, operasyon ve marka altyapımızı bir araya getiren modeller üzerinde çalışmayı planlıyoruz.
Uzun vadeli hedefimiz yalnızca daha fazla RC Karting şubesi açmak değil. Teknolojiyi fiziksel yarışla buluşturan, motor sporlarını daha erişilebilir hale getiren ve zaman içerisinde kendi yarış formatlarını, turnuvalarını, topluluğunu ve rekabet yapısını oluşturan yeni bir global yarış disiplini geliştirmek istiyoruz. Bu noktada şubeleşme bizim için yalnızca coğrafi büyüme değil; aynı yarış kültürünün farklı şehir ve ülkelerde yeniden üretilebilmesi anlamına geliyor.
Bu vizyonun gerçekleşebilmesi için yalnızca sermaye değil; doğru lokasyonları, doğru operasyon bilgisini, doğru teknolojiyi ve doğru marka iş birliklerini bir araya getirmek gerekiyor. ATRAX’tan beklentimizin önemli bir kısmı tam olarak bu ekosistemi oluşturabilecek bağlantılar kurmak.
RC Karting’i ilk günden beri kullanıcı geri bildirimleri, sahadaki gerçek veriler ve teknolojideki gelişmeler doğrultusunda sürekli geliştiriyoruz. Bu yaklaşımı şubeleşme sürecinde de korumak istiyoruz. Yeni lokasyonların bize yalnızca büyüme değil, farklı kullanıcı profilleri ve yeni kullanım senaryoları üzerinden yeni öğrenme alanları açacağını düşünüyoruz.
Bugün birçok kişiye sıra dışı görünen bu yarış biçiminin, gelecekte motor sporları ve eğlence dünyasının doğal parçalarından biri haline geleceğine inanıyorum. ATRAX’ın da bu yolculukta doğru yatırımcıları, işletmecileri, markaları ve uluslararası iş ortaklarını bir araya getiren önemli platformlardan biri olmasını bekliyoruz.
5. Ürünlerinizin ihracat faaliyetleri bulunuyor mu? Hangi ülke veya bölgelere yönelik çalışmalar yürütüyorsunuz?
Şu anda aktif ihracata başlamadan önce Türkiye’deki operasyonumuzu güçlendirme, teknolojimizi geliştirme ve RC Karting iş modelini farklı lokasyonlarda uygulanabilecek şekilde standartlaştırma aşamasındayız. Dolayısıyla bugünkü önceliğimiz, Türkiye’de güçlü ve daha sonra uluslararası pazarlarda tekrarlanabilecek bir yapı oluşturmak.
Bununla birlikte uluslararası büyüme, RC Karting’in kuruluşundan itibaren planlarımızın önemli bir parçası. Geliştirdiğimiz konseptin yalnızca İstanbul veya Türkiye’ye özgü olmadığını, farklı ülkelerde de karşılık bulabilecek evrensel bir yarış ve eğlence deneyimi sunduğunu düşünüyoruz.
Özellikle Avrupa ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere farklı pazarlardaki yatırımcılar, işletmeciler, girişimciler ve sektör paydaşlarıyla potansiyel fırsatları değerlendiriyoruz. Zaman zaman farklı ülkelerdeki ilgili topluluk ve şirketlerle görüşerek hem konsept hakkındaki geri bildirimlerini alıyor hem de olası yatırım ve iş birliği modelleri üzerine karşılıklı fikir geliştiriyoruz. Bu görüşmeler bizim açımızdan sadece satış veya franchise görüşmesi değil; farklı pazarların beklentilerini, kullanıcı alışkanlıklarını ve yatırım koşullarını anlamak açısından da önemli.
Biz ihracatı yalnızca Türkiye’de üretilmiş fiziksel bir ürünün başka bir ülkeye gönderilmesi olarak değerlendirmiyoruz. RC Karting’in uluslararası ölçekte ihraç edilebilir asıl değeri, çok sayıda bileşenin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkan bütünsel sistem. Bu sistemin içerisinde fiziksel araçlardan uzaktan kontrol teknolojisine, canlı görüntü aktarımından yarış kokpitlerine, yazılım altyapısından merkezi yarış yönetimine, rezervasyon ve kullanıcı sistemlerinden operasyon modeline, marka deneyiminden turnuvalara, etkinliklere, sosyal medya ve topluluk yapısına kadar birçok unsur bulunuyor.
Dolayısıyla uzun vadede ihraç etmek istediğimiz şey yalnızca araç veya ekipman değil; teknoloji, operasyon bilgisi, marka standardı ve kullanıcı deneyimiyle birlikte çalışan bir yarış konsepti. Bir başka ifadeyle, RC Karting’i lisanslanabilir, kurulabilir ve farklı pazarlarda aynı temel kalite standardıyla işletilebilir bir sistem haline getirmek istiyoruz.
Bu doğrultuda franchise ve stratejik yerel ortaklıkların uluslararası büyüme modelimizde önemli bir rol oynayacağını düşünüyoruz. Hedefimiz başka bir ülkede yalnızca RC Karting tabelasının bulunduğu bir pist açılması değil. İstanbul’da geliştirdiğimiz teknolojinin, yarış standartlarının, operasyon kalitesinin ve kullanıcı deneyiminin de aynı şekilde uygulanabilmesi. Bunun için eğitim, teknik destek, operasyon prosedürleri, dijital sistemler ve marka standartlarının da uluslararası modelin parçası olması gerekiyor.
Elbette her pazarın dinamikleri birbirinden farklı. Pist büyüklüğü, ticari model, fiyatlandırma, ziyaretçi profili veya lokasyon türü ülkeye göre değişebilir. Bu nedenle modelin belirli unsurlarının yerel ihtiyaçlara uyarlanabilir olması gerektiğini düşünüyoruz. Buna karşılık markanın temel yarış deneyimi, teknoloji yaklaşımı ve kalite standartlarının korunması bizim için vazgeçilmez.
Avrupa’yı motor sporları kültürünün gelişmişliği, yüksek eğlence harcamaları ve deneyim odaklı konseptlere olan ilgisi nedeniyle önemli bir pazar olarak görüyoruz. Körfez ülkelerinde ise turizm, alışveriş merkezleri, eğlence destinasyonları ve teknoloji odaklı deneyim yatırımlarının hızlı büyümesi dikkat çekiyor.
Ayrıca uzun vadede global yapı kurulduğunda, farklı ülkelerdeki pistlerin yalnızca bağımsız işletmeler olarak çalışmasını değil, ortak turnuvalar, skor sistemleri ve dijital rekabet yapıları üzerinden birbirine bağlanmasını da değerli buluyoruz. Böyle bir yapı, RC Karting’in yalnızca ihraç edilen bir eğlence konsepti değil, ülkeler arasında ortak yarış kültürü oluşturan bir platform haline gelmesini sağlayabilir.
RC Karting İstanbul’da doğdu; ancak en başından beri hedefimiz yalnızca İstanbul’da başarılı bir işletme kurmak değildi. Doğru teknoloji, doğru iş modeli ve doğru yerel ortaklarla farklı şehirlerde ve farklı ülkelerde uygulanabilecek global bir yapı kurmak istiyoruz. İstanbul’daki ilk pistimizi de bu yolculuğun nihai noktası değil, başlangıç noktası olarak görüyoruz.






